Tem 29
Uzun süre bilgisayar başında kalanlar dikkat! İşte sizleri bekleyen tehlikeler…

Bilgisayar karşısında uzun saatler geçiren kişilerde, vücudun hatalı kullanımı ve yanlış oturma şekilleri nedeniyle kas, iskelet ve sinir sistemini ilgilendiren ciddi ve geri dönüşsüz sağlık problemlerinin meydana gelebildiği bildirildi.

Türkiye Fizyoterapistler Derneği (TFD) Genel Sekreteri Murat Dalkılınç, bilgisayar kullanmayı sadece yazılım bilgisi ile özdeşleştiren milyonlarca kişinin iş yerinde, okulda ve evde bilgisayar başında saatlerce vakit geçirdiğini vurguladı.

Dalkılınç, çok sayıda kişinin farkında olmadan bilgisayar karşısındaki yanlış oturuşlar nedeniyle önemli rahatsızlıklar yaşadığını, özellikle gençlerin ilerleyen yaşlarda ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalabileceğini belirtti.

Bilgisayar kullanımına bağlı olarak sıklıkla bel-boyun-sırt ağrısı, omuz ve boyun bölgesinde gerginlik, baş ağrısı, el bileği, el ve parmaklarda uyuşma, yorgunluk, gözlerde yanma ve kuruluk hissinin yaşanabileceğini ifade eden Dalkılınç, şunları anlattı:

”Bilgisayar kullanırken karşı karşıya olunan riskleri bilmemek, bu riskleri göz ardı etmek ve yanlış çalışma alışkanlıklarına sahip olmak, kişiyi yaşam boyu sürecek ve sakat bırakacak sağlık problemleriyle uğraşmak zorunda bırakabilir. Bilgisayar kullanımı, her ne kadar ağır işler sınıfında yer almasa da, kas-iskelet-sinir sistemi açısından ciddi ve göz ardı edilemez riskler içeriyor. Bilgisayar, genellikle oturma pozisyonunda, nadiren de ayakta durarak kullanılıyor. Bilgisayar kullanan kişi, sandalye, masa, ekran, klavye ve mouse gibi temel ekipmanlarla sürekli etkileşim halindedir. Bunlardan birinin yanlış pozisyonlanması diğerlerini de olumsuz etkiliyor. Masa yüksekliği bile çok önemli.”

Murat Dalkılınç, vücudu hatalı kullanmak ya da çalışma koşullarının uygunsuz oluşunun genellikle kas, iskelet ve sinir sistemini etkileyecek küçük çaplı hasarların oluşmasına neden olduğuna dikkati çekti.

-VÜCUT KENDİNİ ONARMAYA ÇALIŞIR-

Dalkılınç, bilgisayar kullanımı sonucu karşılaşılan risklere karşı tedbir alınmadığı zaman oluşan küçük çaplı hasarların, iyileşmeye programlanmış beden tarafından farkında olunmasa da onarıldığını bildirdi.

Ancak, zamanla onarım hızı ile yaralanma miktarı arasındaki dengenin bozulacağına dikkati çeken Murat Dalkılınç, şunları söyledi:

”Bu küçük çaplı yaralanmalar üst üste binerek ciddi problemlere neden olurlar. Her çalışma günü ergonomik risklere maruz kalmak, vücudumuzu yanlış kullanmak ve konu hakkında bilgi sahibi olmamak, iyileşmeye programlanmış bedenimizin ezberini bozar.

Vücudumuzda oluşan küçük çaplı yaralanmalar, düşük şiddetli ve geçici şikayetlerle kendilerini belli ederler. Eğer vücudumuzun vermiş olduğu bu erken uyarıları dikkate almazsak, ergonomik riskler çok daha ciddi problemlere neden olacak, kalıcı sakatlık riski söz konusu olacak. Uzun zaman bilgisayar kullanmak zorunda kalan kişiler, ergonomi ve sağlıklı çalışma konularındaki bilgilerini geliştirmeli, şirketler ise çalışanları için bu verileri sunma noktasında sorumluluk almalı.’

Kaynak: internethaber.com

Tem 29
Yüzde 30 yakıt tasarrufu sağlıyor. Mucidi bir Türk… Tüpgazın papucunu dama atan cihaz, şimdi THY uçaklarına takılıyor. Fiyatı da makul görünüyor.

Mucidi Yozgatlı Talat Mollaoğlu… Cihazın adı EKO 66… Takıldığı araçlarda yüzde 30′lara varan tasarruf sağlıyor. Türk Hava Yolları bile cihaza tav oldu. Şimdi bu cihaz uçaklarda denenecek.

Benzin ve dizelle çalışan tüm motorlara takılabiliyor.

Araçta yüzde 30 yakıt tasarrufu sağlıyor.

Ülke genelinde hızla yayılan bir sistem… Bugüne kadar onbinlerce araca bu elektromanyetik yakıt tasarruf cihazı takıldı.

Cihazın mucidi Mollaoğlu, ”Vatandaşların cihazıma yoğun ilgisi var. Çünkü egzoz gazında yanmayan çiğ yakıtın tamamen yanmasını sağlayarak yakıtın daha verimli kullanılması prensibine dayalı cihaz, hem yakıtta yüzde 30′lara varan oranlarda tasarruf sağlıyor hem de çevre kirliliğini en aza indiriyor” dedi.

Patenti alınan cihaz bir çok üniversite, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Tüketici ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü gibi birçok kurum tarafından onaylandı. Avusturya’daki Teknik Denetim Kurumu’ndan da cihaza tam not geldi.

THY DE TASARRUF YAPACAK

Türk mucidin cihazı sadece kara taşıtlarında değil… Deniz ve hava taşıtlarında da kullanılabiliyor. İlk adımı da Türk Hava Yolları atıyor. THY uçaklarına yakın zamanda bu cihaz takılacak ve denemeler başlayacak.

ASKERİ UÇAKLAR SIRADA

Mollaoğlu’nun cihazına Genelkurmay Başkanlığı da ilgi gösterdi. Yapılan görüşmeler sonunda bu yıl sonuna doğru asekir uçaklarda ilk deneme yapılacak.

Türk mucit Mollaoğlu, ”Bu denemelerde başarılı sonuçlar alacağımıza inanıyorum. Eğer iyi sonuçlar alırsak, görüşmelerimiz de olumlu sonlanırsa Türk askeri uçakları çevre dostu olacak, tasarruflu uçacak diyebiliriz. Helikopterlere bile takabileceğiz. THY’nin uçakları da tasarruf yapabilecek” dedi.

CİHAZIN FİYATI

EKO-66 yakıt tasarruf cihazının fiyatı motor hacimine göre 500 YTL KDV ile 2 bin YTL KDV arasında değişiyor. Uçaklara takılacak cihazın fiyatı ise henüz belirlenmedi.

Otomobillere takılan cihazın motor hacmine göre değişen fiyatları, KDV hariç şöyle:

  • 1600 CC’ye kadar 500 YTL
  • 1900 CC’ye kadar 750 YTL
  • 2000 CC’ye kadar 1000 YTL
  • 2500 CC’ye kadar 1500 YTL
  • 3000 CC’ye kadar 2000 YTL
  • 3000 ve üzeri için özel fiyat belirleniyor.

Kaynak: internethaber.com

Tem 29

Microsoft tarayıcısını Vista altında daha da güvenli hale getirebilirsiniz. Çözüm burada…

Microsoft’un Internet Explorer (IE) tarayıcısı siber suçlular için tam bir ana hedef pozisyonunda. Sonuçta tüm kullanıcıların yüzde 70′den fazlası bu tarayıcıyı kullanıyor. Vista kullanıcıları 7. IE sürümünden beri Veri Yürütme Engellemesi ile (DEP: Data Execution Prevention) daha fazla güvenlik sağlayabiliyorlar. Fakat Microsoft bu özelliği standart olarak devre dışı bıraktı. CHIP Online size bu koruma özelliğini nasıl etkinleştireceğinizi gösterecek.

İsterseniz biraz DEP’ten bahsedelim. DEP namı diğer Veri Yürütme Engellemesi, bellekte zararlı kod çalıştırmayı engelleyebiliyor. Bu fonksiyon bir kere etkinleştirildiğinde RAM’deki bellek taşmaları ve benzer saldırıları geri çevirebiliyor. Buna ulaşmak içinse Microsoft tarayıcısını yönetici hakları ile çalıştırmanız ve uygun yere tik atmanız yeterli oluyor.

Vista kullanıcıları Internet Explorer’ın güvenlik özelliklerini DEP ile genişletebilirler. Bellekte zararlı kod çalıştırılmasını engelleyen DEP standart olarak devre dışı bırakılmıştır. Bunu değiştirmek için IE’yi yönetici hakları ile çalıştırmalısınız. IE kısayolunun üzerine sağ tıklayın ve “Yönetici olarak çalıştırın”.

Internet Explorer açıldıktan sonra Araçlar menüsünden Internet Seçeneklerine girin.

Internet Seçeneklerinde “Gelişmiş” sekmesine geçin ve Güvenlik kategorinse gelin. Burada “Çevrimiçin saldırıların azaltılmasına yardımcı olmak için bellek korumayı etkinleştir” satırının yanına tik atın.

Dikkat: Microsoft olası ActiveX uyumsuzluklarına karşı DEP’i varsayılan olarak devre dışı bıraktı. Eğer çalışmanız sırasında problemler yaşarsanız bu özelliği aynı yöntem ile kapatabilirsiniz.

Kaynak: CHIP

Tem 29

Windows Vista ve XP yüklü bilgisayarınızda, arama yaparken daha hızlı sonuç almak için Microsoft tarafından sessiz sedasız duyurulan bir yazılım var.

Windows işletim sistemlerinde daha hızlı arama yapmanızı sağlayan Windows Search 4.0, sessiz sedasız çıktı. Windows Update üzerinden de indirebileceğiniz bu yazılım, yüksek öncelikli olarak işaretlenmediğinden dolayı gözünüzden kaçması muhtemel. Oysa, bilgisayarınızda bir dosya ararken harcadığınız zamanın önemi tartışılmaz. Uzun süreler beklemek yerine hem bilgisayarınızı daha az yorarak diğer işlemlerinizi yapmaya devam edebilir hem de daha kısa zamanda aradığınız dosyaya ulaşabilirsiniz.

Aşağıdaki bağlantılar üzerinden işletim sisteminize uygun olan yamayı yükleyin. Yükleme işlemi bittikten sonra bilgisayarınızı yeniden başlatmalısınız.

Kaynak: ShiftDelete.Net

Tem 29

Güvenlik devi Kaspersky’nin web sitesi bir Türk hacker tarafından saldırıya uğradı.

Güvenlik yazılımlarının önde gelen isimlerinden Kaspersky’nin Malezya’daki web sayfaları Türk hacker’lar tarafından saldırıya uğradı. “m0sted” isimli bir Türk hacker tarafından saldırıya uğrayan Kaspersky’nin web sitesinde saldırının ardından şunlar yazıyordu: “hacked by m0sted andA men Kaspersky Shop Hax0red No War Turkish Hacker Thanx to Terrorist Crew all team members.”

Saldırıya uğrayan web sitesi, genel olarak Malezyalı internet kullanıcılarnın Kaspersky Antivirus yazılımlarından faydalanabilmesi için hazırlanmıştı ve Kaspersky ürünlerinin deneme sürümleri bulunuyordu. Saldırının ardından ise bu uygulamaların güvenlik riski taşıdığı iddiası tartışılmaya başlandı. Uzmanlara göre saldırıyla beraber Kaspersky‘nin deneme sürümlerini sunduğu uygulamaları virüs ve trojan tehdidi ile yüzleşmiş olabilir.

Kaspersky’nin Malezya sayfaları saldırıya uğradıktan birkaç saat sonra ise tekrar açıldı.

Kaynak: CHIP

Tem 29

ABD’de yayımlanan makale kafaları karıştırdı… Google hayatı kolaylaştırıyor mu yoksa…?

Günümüzün büyük bir bölümü bilgisayar başında, intternette sörf yaparken geçiyor. İnternete araştırma yapmak, yeni bilgiler öğrenmek için de giren var başka amaçlarla da…

Google başta olmak üzere pek çok arama motoru istediğiniz bilgiyi tabii ki doğru ya da yanlış bir tıkla ayağınıza getiriyor. Zahmetsizce anında önümüze gelen bilgi hayatımızı kolaştırıyor; ancak uzmanlara göre bazı sağlık sorunlarına da yol açabiliyor. Amerikalı gazeteci Clive Thompson’un dediği gibi bu durum ‘düşünceye büyük bir iyilik’ ama her iyiliğin de bir bedeli var.

ARTIK UZUN YAZILARI OKUMUYORUZ

Zaman gazetesinin gündeme getirdiği ve geçtiğimiz hafta Amerika’da yayımlanan Atlantic haber dergisi işte bu iyiliğin bedelini ‘Google bizi aptal mı yapıyor.’ başlığı ile kapağına taşıdı. Nicholas Carr’ın kaleme aldığı yazıya göre Google, insanları düşünce tembelliğine itiyor. Bunu kendi hayatından örnekler vererek anlatan Carr, “Uzun yazıları okurken zihnimi toparlayamıyorum. 2-3 sayfadan sonra konsantrasyonumu yitiriyorum. Beynim laf dinlemez bir şekilde ağırdan almaya başlıyor.” diyerek açıklıyor.

İnternet yazarı Bruce Friedman ise “Uzunca bir makaleyi okuma yeteneğimi tamamen kaybettim, webde birçok kaynaktan aynı anda birçok kısa pasajı tarıyorum. Artık Savaş ve Barış gibi kalın kitapları okuyamıyorum.” diyerek adeta Carr’ı destekliyor.

İŞİMİZ GÜCÜMÜZ SÖRF YAPMAK

University College London’daki akademisyenlerin yaptığı bir araştırma ise internetin ‘bilme’ye olan etkisi üzerine somut bir resim sunuyor. Araştırmaya göre popüler araştırma sitelerini ziyaret edenlerin çoğu bu siteleri bir tarama aktivitesi olarak kullanıyor. Bir kaynaktan diğerine zıplıyor ve hiçbir makalenin 2-3 sayfasından fazlasını okumuyor. Bu şekilde de okumanın yeni bir şekli ortaya çıkıyor: Online okuma. Bunda kişiler sadece başlıkları, içerikleri gösteren sayfaları ve özetleri hızlı bir şekilde tarıyorlar.

‘TÜRKİYE’DE OKUMA ALIŞKANLIĞI ZATEN YOK’

Dünyanın yeni yeni tartışmaya açtığı google ve arama motorları, bu dergide anlatıldığı gibi insanı gerçekten düşünce tembeli yapar mı? Ya da okuma, araştırma ve geliştirme alışkanlıklarını değiştirir mi? Konuyu bizim uzmanlarımızla görüştüğümüzde ortaya biraz farklı bir yaklaşım çıkıyor. Çünkü uzmanlara göre bizim ülkemizde hâlâ bilgi erişimi kısıtlı ve okuma alışkanlığı zayıf denilebilecek bir noktada. Hal böyle iken arama motorları düşünce tembelliğinden çok çalışkanlığa götürebilecek bir tablo çıkarıyor karşımıza.

Google, google scholar (akademik çalışmalara erişilebiliyor) ve Wikipedia (online ansiklopedi) gibi arama motorlarıyla kütüphanelerde bile bulunamayan bilgiler bir tıkla anında karşınıza çıkıyor. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Psikiyatri Klinik Şefi Doç. Dr. Kemal Sayar’a göre burada mesele google değil, onu kullanma biçimimiz. Şayet google’ı kullanmayı bilirsek aradığımız bilgiyle ilgili asıl kaynaklara ve referanslara kolaylıkla ulaşabiliriz…

Kaynak: internethaber.com

Tem 29
Genelkurmay Başkanlığı, Dışişleri ve Maliye Bakanlığı’nın ardından Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Emniyet Genel Müdürlüğü de Türk yazılımcılar tarafından hazırlanan Pardus’u kullanmaya başladı.

Microsoft şirketi tarafından hazırlanan Windows programında güvenlik açıkları olduğunu tespit eden Emniyet, bu programı TÜBİTAK ve ODTÜ tarafından geliştirilen Pardus yazılımıyla değiştirmeye karar verdi. Pilot birim olarak seçilen Ankara Emniyeti’nde elde edilen başarının ardından polis teşkilatının tamamı yüksek güvenlik sağlayan sisteme geçiş yaptı. Anadolu Pars’ı anlamına gelen Pardus uygulamasına, pilot olarak seçilen Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde geçildi. Tüm birimlerdeki bilgisayarlarda kurulu bulunan Microsoft uygulamaları kaldırılarak yerine Pardus yazılım programı yüklendi. Emniyet’in Pardus’u seçmesinde tamamen milli bir program olmasının yanı sıra yüksek güvenlik sağlaması, ücretsiz olması ve online güncelleme imkanının bulunmasının etkili olduğu öğrenildi. Pardus, açık kod uygulaması ile ilgili kurumlara kendilerine has yazılım imkânı sunuyor. TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) tarafından geliştirilen programın araştırma geliştirme ve kurum ihtiyaçlarına göre eklemeler, düzenlemeler yapılmasına imkân sağlamasının da tercih nedenleri arasında olduğu belirtildi. 1999 yılında Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından alınan bir kararla kapalı kaynak kodlu işletim sistemlerinin milli güvenlik açısından risk oluşturduğu ve bundan ötürü açık kaynak kodlu milli bir işletim sistemi geliştirilmesine karar verilmişti. Bu kararın ardından 2000′li yılların başlarında TÜBİTAK’a bağlı Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü tarafından özel bir proje başlatılmıştı. Tamamı Türk bilişim uzmanları tarafından üretilen yerli yazılım Pardus, ilk olarak Aralık 2005′te kullanıma sunulmuştu.

Almanya ve Fransa’da Microsoft kamudan uzaklaştırıldı

Microsoft’un dünyadaki en yaygın yazılım sistemi Windows’un program şifrelerini açıklamaya yanaşmaması ve NSA, CIA ve FBI gibi Amerikan istihbarat teşkilatlarının Windows programlarını kullanarak elektronik istihbarat yapması, bazı devletleri tedbir almaya zorluyor. Almanya, Fransa ve Rusya’nın ardından Venezuela da geçtiğimiz ay aldığı bir kararla kamu kuruluşlarından Microsoft ürünlerinin kullanımını yasaklamıştı. Bilişim uzmanları, Avrupa merkezli birçok finansal kuruluş ve şirketin de duyduğu kaygılardan ötürü Microsoft ile yollarını ayırdığına ve daha güvenli olduğunu düşündükleri “Linux” sistemlerine geçtiğine dikkat çekiyor. Bilişim dünyasında açık kaynak sistemi “Open-Source-System” olarak adlandırılan Linux işletim sistemi, güvenli olması, program şifreleri ve diğer uygulamalarının herkese açık olması, yazılımların ücretsiz temin edilebilmesi nedeniyle giderek daha yaygın uygulama alanı buluyor.

Kaynak: zaman.com.tr

Tem 29

TÜRKSAT AŞ’den verilen bilgiye göre, 13 Haziranda uzaya gönderilen TÜRKSAT 3A uydusu, bütün testler başarıyla tamamlanmasının ardından 42 derece Doğu boylamındaki yörüngesine dün gece yerleşti.

Türksat 1C uydusunun tüm frekans yüklerini devralarak ticari faaliyetine başlayan TÜRKSAT 3A, yaklaşık 2 milyar insanın yaşadığı Çin’den Atlantik Okyanusu’na uzanan geniş bir coğrafyada hizmet verecek.

Türkiye’nin uydu kapasitesini yüzde 50 artıran TÜRKSAT 3A’dan, hizmette kalması beklenen 20 yıl süresince yaklaşık 1 milyar dolarlık ekonomik getiri bekleniyor.

Kaynak: internethaber.com

May 29

Kore kökenli MT9 isimli müzik biçimi, henüz yaygın olmasa da, getirdiği özellikler sayesinde MP3′ün yerini almaya aday! MT9 ne tür yenilikler getiriyor?

Yılların sıkıştırılmış dijital müzik biçimi MP3, tahtını yeni biçimlere er ya da geç devredecek. Peki veliaht biçim ne olacak? Bu konuda çalışmalarını sürdüren Koreli uzmanlar, MT9 ismi verilen bir dosya biçimini öneriyorlar.

Hatta ses ve video standardizasyonuyla ilgili önde gelen çalışma gruplarından olan MPEG bile MT9 biçimini, bir sonraki dijital sıkıştırılmış ses standardı olarak aday göstermiş durumda.

Peki, MT9′un özelliği ve farkları nedir ki şimdiden çok önemli yerlere geleceği düşünülmüş olsun?

Doğal Olarak Altı Kanal

Aslen karaoke için kullanılan bir biçim olan MT9 müzik dosyaları, içinde vokalleri, koroyu, gitarı, bası, piyanoyu ve davulları (yani özetle değişik çalgıları) farklı kanallarda saklıyor.

Bu farklı kanallar, MT9 uyumlu müzik çalarlarda oynatılırken birlikte çalınıyor ve esas müzik elde ediliyor.

Karaoke söz konusu olduğunda karışımdan vokal kısmını çıkartabiliyorsunuz veya gitarınızla alıştırma yapacaksanız, gitarı susturup o kısmı şarkı içinde kendiniz çalabiliyorsunuz.

Amatör DJ’ler Yaşadı!

Her ne kadar bu dosya biçimindeki albümler, şarkılar ve oynatıcılar karaokeye yönelik olarak pazarlansa da, her bir çalgı sesinin farklı kanaldan geldiği kayıtlar, müzikleri birbirine katıştırıp yeni eserler üreten kişilerin işini oldukça kolaylaştıracak.

Kaynak: shiftdelete.net

May 29

 Microsoft’un ücretsiz 5 GB dosya depolama alanı sunduğu, SkyDrive servisi sonunda “beta” aşamasından çıktı. Ayrıca Türkiye dahil 35 ülkede hizmet vermeye başladı.

Windows Live SkyDrive oturumu açtığınızda kontrol sizdedir. Parola korumalı çevrimiçi dosya deposu. Her yerde ve her zaman kullanıma hazır. Oluşturduğunuz her klasör için, klasöre kimlerin erişebileceğini seçebilirsiniz. İstediğiniz zaman yeni klasör ekleyin, klasörleri yeniden adlandırın veya kimlerin erişebileceğini değiştirin.

Her zaman gerek duyduğunuz yerde:
* Internet erişimi olan herhangi bir bilgisayardan erişilebilen, 5 GB ücretsiz çevrimiçi depolama alanı.
* Kişisel, paylaşılan ve ortak klasörler oluşturun — her klasöre kimlerin erişeceğine siz karar verin.
* Windows Live SkyDrive, Firefox 1.5 veya üstü ya da Internet Explorer 6 veya üstü bulunan tüm Windows veya Macintosh bilgisayarlarında sorunsuz çalışır.

Dosyalarınızın korunmasını nasıl sağlıyoruz:
* Kişisel klasörleriniz Windows Live ID’niz kullanılarak parolayla korunur; böylece yalnızca siz erişebilirsiniz.
* Paylaşılan bir klasör oluşturduğunuzda, klasörü paylaştığınız arkadaşlarınızın kendi Windows Live ID’leri ve parolalarıyla oturum açmaları gerekir.
* Çevrimiçi bankanızda olduğu gibi, tüm dosya aktarımları Güvenli Yuva Katmanı (SSL) kullanılarak korunur.

Kişisel:
* Yalnızca size ait olan önemli dosyaları yedeklemek için kişisel klasörler kullanın.
* Herhangi bir bilgisayardan Windows Live ID’nizle oturum açacak dosyalarınıza erişin.
Paylaşılan

Paylaşılan:
* Paylaşılan klasörler iş ve sınıf arkadaşlarınızla birlikte çalışmayı kolaylaştırır.
* Her kişinin paylaşılan her bir klasörde ne kadar denetimi olduğuna siz karar verirsiniz. Bazıları yalnızca klasördekileri okuyabilir, diğerleri ise dosya ekleyebilir ve silebilir.
* Paylaşıma dahil olan herkes kendi Windows Live ID’sini kullanır.

Ortak:
* Ortak klasörler sayesinde, Internet’teki herkes dosyalarınızı görebilir ancak değiştiremez.
* Ortak dosyalarınızı diğerlerine göstermek mi istiyorsunuz? Kendilerine bir bağlantı göndermeniz yeterli! Her klasörün ve dosyanın kendi web adresi var.

Kaynak:
http://skydrive.live.com/welcomemoreinfo.aspx

« Previous Entries


Yaz�l�m